Bir yaşam filozofu olan Nietzsche eserlerinde, insan olmanın ne anlama geldiğine dair en önemli sorularla ilgilenir. Kendisine ‘tehlikeli belki’nin filozofu diyen Nietzsche’ye kayıtsız kalmak imkânsızdır. O, öylesine güçlü bir sesle konuşur ki, mutlaka kafanızı çevirip bakmak ihtiyacı duyarsınız. Onun ya izinde, ya da karşısında olursunuz.
Onun ya izinde, ya da karşısında olursunuz. Çünkü bir yaşam filozofu olan Nietzsche’nin eserleri, insan olmanın ne anlama geldiğine dair en önemli sorularla ilgilenir.
Onun amacı yeni ve insana uygun, onu yücelten değerlere yer açmaktır. O, putları, sorgulamadan inanılan değerleri, insanı bir ‘sürü’ varlığı hâline getiren inanışları yerle bir etmek ister.
Kitaptan Alıntılar
Nietzsche, bazen Zerdüşt’te, yaptığı gibi, “Beni anlamıyorlar, ben bu kulakların dinleyeceği ağız değilim” diyerek serzenişte bulunsa da aslında hayatı boyunca derinliğini paylaşabileceği insanların hasretiyle yanıp tutuşmuştur.
Nietzsche müziği çok sever ve virtüöz derecesinde piyano çalar. Özellikle piyano doğaçlamalarında mükemmeldir. Nietzsche entelektüel üretiminin en yoğun olduğu 1888 yılı başlarında arkadaşı Peter Gast’a şöyle yazar: “Müziksiz bir hayat, bir hatadır, bir yorgunluk, bir sürgündür.”
Onun işi ‘az’larla, ‘istisna’larla ve kendi aklıyla düşünen, sorgulayan ‘sürü dışı’ bireyledir. Nietzsche, herkes için doğru olan reçeteler vermez çünkü o, herkes için doğru olan şeylere inanmaz. Bu ahlakın, dinin, devletin ve totaliter sistemlerin işidir. Nietzsche bu yüzden yol sormayı sevmez. Zerdüşt “Yolları, yollara sormayı ve denemeyi sevdim hep!” diye tavrını anlatır. Nietzsche kendisini can kulağıyla dinleyenlere bir tek esaslı nasihat verir: kendi doğrularınızı, kendi erdeminizi, kendi yaşamınızı yaratın; yani, kendiniz olun.
Tıpkı Zerdüşt’te söylediği gibi “İnsandaki her şeyi kavramak isteyen her şeye dokunmak zorundadır” ilkesiyle davranan Nietzsche, insanın ve hayatın bu kadar derinine inip bu denli çok keşif yaptıktan sonra bunları paylaşabileceği insanları arar, onların özlemi içindedir. Zerdüşt’te, bunu itiraf da eder aslında:
“Usandım bilgeliğimden, tıpkı fazla bal toplamış arılar gibi; uzanacak eller gerek bana.”
Çünkü bir yaşam filozofu olan Nietzsche’nin eserleri, insan olmanın ne anlama geldiğine dair en önemli sorularla ilgilenir. Onun derdi kuru ve soyut sözlerle bir grup akademisyenin hep yapageldiği gibi felsefe yapmak değildir, Nietzsche, yaşama doğrudan dokunmak ister. O, Putların Batışı adlı kitabının alt başlığında sözünü ettiği şekilde çekiçle felsefe yapmak ister.
https://1000kitap.com/kitap/nietzschesiz-hayat-bir-hatadir–27345/alintilar
https://www.neokur.com/kitap/15170/nietzschesiz-hayat-bir-hatadir
https://www.sozcukitabevi.com/Kitap/suleyman-a-ornek-nietzschesiz-hayat-bir-hatadir
Daha fazlası için tüm Kitaplarım‘a göz atabilirsiniz.

